Pages

Aklima Takildi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aklima Takildi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2008 Perşembe

KSS ve Kallavi (!) Sirketler:)


Gecenlerde bulundugum toplulukta Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinden konu acildi. Konusmanin bir yerinde kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin genellikle " kallavi markalar!!!" tarafindan yapildigini cunku buyumekte olan markalarin bu tur organizasyonlar icin butce ayirmak istemediklerini soylediler. Butce ayirmiyorlarmis cunku ellerindeki butceyi satis arttirici etkinliklerde, daha kisa vadede satisa donecek sekilde degerlendirmeyi tercih ediyorlarmis.

Bu konu biraz kafami karistirdi. Gercekten boyle mi durum? Ve bu dogru olan mi? Turkiye'deki durumu biraz arastirmaya calistim. KSS(kurumsal sosyal sorumluluk) tam olarak nedir diye ararken, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Platformu ile karsilastim. Sitede KSS nin aciklanmasindan sonra su cumle yer aliyordu;
KSS; markanın itibarı, bilinirliği ve tercih edilirliğine doğrudan etki eder. Proje yürüten bir şirketin, satılan üründen elde edilen gelirin belirli bir kısmının projeye aktarılacağını duyurması o ürünün tercih edilirliğini, çalışanlarının projede bizzat yer almalarını sağlaması ise çalışanların aidiyet duygularını artırır. Özetle KSS hem şirkete, hem topluma kazandırır.

Aslinda ilk once arkadasimin soyledigi sey aklima hic yatmamisti. Yani bir sirket markasina deger katmak icin sadece satis arttirici etkinlikler yaparak ilerleyemez diye dusunuyordum. Ya da kurumsal sosyal sorumluluk projesi gerceklestirmek icin illa ki cok buyuk bir marka olmaya gerek olmadigini dusunuyordum. Aslinda bu son dedigimi hala dusunuyorum ama KSS platformundaki markalara bakinca gercekten hemen hemen hepsinin cok buyuk markalar oldugunu gordum. Acaba bu markalar buyurken de bu tur organizasyonlar yapmislar midir? Yoksa buyudukten sonra mi yapmislardi?

18 Temmuz 2008 Cuma

Icimi doktum. Okumak zorunda degilsiniz:)

Lutfen bu yaziyi benim icimi dokusum olarak algilayin. Okumak zorunda degilsiniz ama anlatmaya ihtiyacim var:)

Her turlu soru ve sorunlarimiza bir telefon uzakliginda oldugunu iddia eden bir destek hizmet hatti var. Buyuk bir grubun sirketi olan bu markayi mutlaka bir yerlerde duymus veya gormussunuzdur. Gelin bu markaya What's Up diyelim:))Ben de yaklasik 2 yildir bu hizmet hattinin uyesiyim. Aslinda ilk yilimin sonunda uyeligimi yinelememe karari almistim fakat telefonda uyelik yenilemek icin arayan bayan bir sekilde beni ikna edip tekrar uye yapti. Telefonu kapattigim anda pismanligim su yuzune cikti. Oldu bir kere diyerek 2. yil uyeligimi sindirmeye calistim. Genellikle bilgilendirme hzimeti ve havaalani otopark hizmetinden faydalandim bugune kadar. Fakat gectigimiz yil ciddi bir trafik kazasi geciren kardesime hava ambulansi gerektiginde yine bu hatti aradim. Dakikalarin bile hayati onem tasidigi o gun, bu hat bana hava ambulansi gonderip gonderemeyecegini bildirmek icin beni saate yakin bekletti. Aslinda bu hizmeti baska bir saglik hizmeti veren sirket uzerinden yurutse de benim kontagim hizmet hatti oldugu icin arka plandaki organizasyonsuzluk beni cok da ilgilendirmiyor. En sonunda kendimiz baska bir hava ambulans sirketini aramak zorunda kalmistik. Bu olaydan sonra uyeligimi nasil yinelettigimi hala bilmiyorum.
Bu yil icerisinde de yine otopark ve bilgilendirme hizmetlerinden faydalandim.Haziran ayinin 22 sinde seyahat danismanligi almak icin bu hatti aradim. Portekiz'e gitmeyi planliyordum fakat bir tur ile degil de tek basima gitmek istiyordum. Bu yuzden de onceden ulkeyle ilgili bir arastirma yaptim. Yine de her ay 80 Ytl verdigim icin ve iyi bir seyahat danismanlari oldugunu iddia ettikleri icin onlardan da Portekiz'le ilgili gezilecek gorulecek yerler bilgisi istedim. Bugun tarih 18 temmuz ve ben hala bu bilgiyi alamadim. Bu bilgiyle ilgili olarak tam 4 kez arandim. Her seferinde beni danismana aktarmak istediler fakat bir turlu musait olmadigi icin aktaramadilar. Madem danisman musait degil, beni nicin ariyorsunuz dedim. Kusura bakmayin tekrar arayacagiz dediler. Ve ben her seferinde telefonla bilgi vermenize gerek yok. E-posta atin lutfen dedim. Ne gelen e-posta var ne de arayip soran. Portekiz'den sogudum desem yeridir:)
Gecen haftalarda uyelik bedelimi kestikleri kredi kartimin suresi doldugu ve digerini aktif hale getirmedigim icin bedeli cekememisler. Tam bu donemde ben yine bu hatti arayip bir bilgi istedim ve bana bu bilgiyi veremeyecelerini ilettiler. Neden dedigimde kartinizdan odeme cekemiyoruz diye yanitladilar. Ben de durumu izah edip bunun icin beni arasalardi konuyu cozebilecegimi soyledim.
Ve ben simdi bu hizmet hattindan maalesef cikamiyorum. Sozlesme geregi 1 yili doldurmadan iptal etmiyorlar. Bu olaydan oturu ilk once kendime kiziyorum. Memnun kalmadigim bir hizmeti tekrar aldigim icin. Daha sonra da sunu sorguluyorum; Bu kadar cok vaadde bulunan bir marka musteri memnuniyetini nasil olur da bu kadar az onemser? Asli hizmetleri arasinda bulunan bir hizmeti 2 aya yakin bir sure boyunca nasil olur da veremez?

Serzenislerimi okudugunuz icin tesekkur ederim:)

12 Haziran 2008 Perşembe

Manyak guzel bir peynir:)

Gecen haftalarda televizyonda bir peynir markasinin reklamina rastladim. Reklamin son derece amatorce cekildigi her halinde anlasiliyordu. 4-5 yaslarinda bir cocuk peyniri yedikten sonra " Annecim manyak guzel bir peynir" diyordu. Once inanamadim. Fakat reklam jingle'inda da ayni sozleri duyunca sok oldum. Anlayacaginiz sloganlari "manyak guzel bir peynir" olarak belirlenmis. Reklamda hem cocuk oyuncu kullanip hem de cocuklarin soylemesini hic tasvip etmeyecegimiz bir slogani secip de markayi tuketiciyle nasil bulusturmayi dusunmusler anlayamadim.
Bir kac gun sonra ayni reklami biraz degismis bir bicimde izledim. Akli selim birileri ( ya da rtuk ) uyarmis olacak ki reklamdaki "manyak guzel bir peynir" sozunun yerini "sahane bir peynir" almisti.
Bu isi en basindan yaratan (!) ve onaylayan kisiler cevrelerinde "manyak guzel" sifatini kullanan cocuklar mi yetistiriyor acaba?

6 Haziran 2008 Cuma

Olur mu? Olur:)

Teknolojiye cok uzak olmasam da bilgisayar almadan once hala baskalarina danisma ihtiyaci hissediyorum:) Isim hatirlamak konusunda cok basarili degilim ama gorsel hafizamin masallahi var:)) Bir kere gordugumu unutmam ama nerede gordugumu ve ne oldugunu, kim oldugunu hatirlayamam bir turlu. Bundan yola cikarak sunu dusundum, sevgili Google ekibine sesleniyorum. Soyle guzel bir sistem gelistirseniz de gorsel dosya yukleyip, o dosyayla eslesen bilgileri tarayabilsek harika olacak. Olur mu dersiniz? Olur mu? Olur:)

17 Mayıs 2008 Cumartesi

Metroda ne kadar guvendeyiz?

Terorle mucadele konusunda oldukca hassas olan ulkemizde dikkatimi ceken bir konudan bahsetmek istiyorum. Taksim-Levent metro hattini haftada bir kac kez kullaniyorum. Fakat kendimi hic de guvende hissetmiyorum. Her ne kadar guvenli oldugunu dusunmesem de tabi ki binmekten vazgecmiyorum. Guvenli bulmayisimin nedeni ise guvenlik gorevlilerinin canta kontrollerindeki hassasiyeti(!). Biliyorum; o kadar yogun bir insan trafiginde kontrol mekanizmasi cok zorlasiyor ama bazen cantami kendim zorla kontrol ettiriyorum. Ve sanki cantasinda bomba olan birisi de elini kolunu sallayarak metroya girebilirmis gibi geliyor bana. Kim bilir, belki de bilmedigim bir guvenlik yontemiyle kontrol ediliyordur Istanbul metrosu?