Bugünün şarkısını dinlemek için buyrun
Sevgiler,
11 Haziran 2010 Cuma
9 Haziran 2010 Çarşamba
Dikkat! İşletme Hatası

Bugün İstanbul'dan döndüm.İstanbul'un sağnak hali hiç çekilmiyor. Şimdi güneşe kavuştum da biraz içim açıldı. Yağmur da ne yağmurdu ama...Yollar dere olmuş akıyordu.Bir de sokakta bütün yağmur yağacak haberlerine inat giyilmiş yüksek puntolu açık ayakkabılı kadınları görünce hiç mi haberleri dinlemiyorsunuz kardeşim demeden edemedim. Tamam güzellik, şıklık ama su birikintilerinden açık ayakkabılarla geçmek de pek hoş görünmüyor doğrusu.
Neyse efendim, bize ne diyip geçelim. Ama dün bana ne deyip geçemediğim bir olaya şahit oldum. Hem kahve molası için ve hem de yagmurdan korunmak için normalde pek ugramadıgım Midpoint'e oturdum. Bu dolup taşan Nişantaşı mekanını nedense açıldıgı gunden beri pek hazetmem. Malum kötü alışkanlığım nedeniyle balkonda tente altında oturmayı tercih ettim. Yağmurun da en şiddetli oldugu dakikalardı. Mekanı terk etmek isteyen musteriler girişte yagmurun dinmesini beklerken, benim gibi yagmurdan kaçan bir kaç kişi de mekana giriş yapıyordu. Mekanın girişindeki yer döşemeleri de yagmurdan şıpır şıpır su olmuş. Ve kadıncağızın teki içeriye girmek üzereyken kendini bir anda yerde buluverdi. Düşmek zaten sinir bozucu, bir de üstüne sırılsıklam olunca iyice çileden çıkartıyor insanı. Bu müstesna mekanın görevlileri ne yaptılar? Düşen kadının hemen ardından yere kaymayı önleyen halı serdiler. Yahu bu insanların aklı nerede? Önce halı yok sandım. Islak zemin uyarısı koymadıkları için kızdım. Sonra halı gelince iyice sinirlendim. Madem halınız vardı neden sermediniz demezler mi adama?
Ey işletmeciler! Öyle dekorasyona tonlarca para döküp, mönülere alengirli yemekler eklemekle olmuyor bu işler. Hizmet kalitesini, müşteriye verdiginiz değeri göstermeniz lazım.Tabii bence...:)
Sevgiler,
Etiketler:
Istanbul,
Olmamis,
Yazmadan Gecemediklerim
6 Haziran 2010 Pazar
Çöp Otel "Save The Beach Hotel"

Aslında ilk önce Roma'da çevreciler tarafından yapılan çöp oteli yazmak için oturmuştum bilgisayar başına fakat birazcık araştırınca işin aslında daha derin ve başarılı bir proje oldugunu gördüm. Projenin adı Corona Save The Beach . Amaçları Avrupa plajlarındaki kirliliğe dikkat çekmek ve her yıl oylarla seçilen bir plajı temizlemek. Aralık 2009 da başlayan projenin seçilen ilk lokasyonu Roma'daki Capocotta Plajı temizlendikten sonra projenin ortaklarından Blue Flag tarafından mavi bayrakla taçlandırıldı.Her sene en az 1 plajı temizlemeyi hedefleyen proje için Avrupa'daki sahilleri aday olarak gosterebiliyorsunuz.İsterseniz aday olarak gosterdiginiz sahilin fotograf ve videosunu da yukleyebiliyorsunuz. En çok oy alan plaj bir sonraki temizlenecek sahil olarak belirleniyor.Henüz Türkiye'den aday gösterilmiş bir plaj yok.
Yine aynı projenin kapsamında sahillerdeki kirliliğe dikkat çekmek için 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde Roma'nın merkezine Avrupa'daki plajlardan toplanmış çöplerden yapılmış bir otel inşaa edilmiş. Save The Beach Hotel. Bu aralar Roma'ya yolu düşenler Alman mimar Schultz tarafından yapılan bu oteli görebilirler.
İşte çöp otelden yola çıkıp rastladığım çevreci hikaye bu şekilde.Umarım Türkiye de bir şekilde projeye dahil olur.
5 Haziran 2010 Cumartesi
Eyvah Iphone'um Doğurdu:)
Gençsiniz. Hayatta tecrube etmek istediginiz şeylerin listesi hayli kabarık ama hooopp bir anda bebek sahibi oluyorsunuz. Gece uykularınızın ağlama sesleriyle bölündüğünü ve ilgilenmek, altını değiştirmek ve beslemek zorunda oldugunuz küçücük bir bebeğinizin oldugunu düşünün. Bunu düşünürken lütfen bunun planlamadan olduğunu da ekleyiverin düşüncelerinize. Ben ne kadar düşünün desem de tecrübe etmeden zor olsa gerek.
Durex de kondom kullanmazsanız başınıza gelebilecekleri gerçeğe en yakın haliyle size yaşatmak için bir Iphone uygulamasıyla aklınızı başınıza getirmek istemiş. Iphone nasıl bebek yapar derseniz, onu da videoda izleyin. Çok eglenceli:)
Durex de kondom kullanmazsanız başınıza gelebilecekleri gerçeğe en yakın haliyle size yaşatmak için bir Iphone uygulamasıyla aklınızı başınıza getirmek istemiş. Iphone nasıl bebek yapar derseniz, onu da videoda izleyin. Çok eglenceli:)
Taksimetrik

Geçenlerde Ayşenur Yazıcı twitter'da faydali bir link paylaştı. Ben de hemen sizinle paylaşmak istedim. Taksiyle bir yerden bir yere gitmeden önce ne kadar tutacagını ögrenmek için hesaplama yapan bir site. www.taksimetrik.com Sitede taksi durakları başlığı olsa da link problem veriyor. Ama ücret hesaplamalarını denedim. Tutuyor. Umarım işinize yarar.
Sevgiler,
Etiketler:
Yazmadan Gecemediklerim
4 Haziran 2010 Cuma
Come As You Are - McDonald's Reklamı
McDonald's ın Fransa'da yayınlanan Come As You Are mottolu reklamı eşcinsellere sesleniyor. Niye sesleniyor bilmiyorum. Olmayan bir ayrımcılığı varmış gibi gösterip bunu avantaja çevirmek istemiş olabilirler ama saçma buldum şahsen. Fransa'da hangi eşcinsel McDonald's da dışlandığını düşünüyormuş acaba?
3 Haziran 2010 Perşembe
Günümüze Derya Baykal Gelse

Az once Dogrudan pazarlama iletişimcileri dernegi'nin son haber bulteni düştü posta kutuma. Son projelere hemen göz attım. Jacobs online bir proje yapmış. Jacobs şahane sohbet bahane isimli bir site kurmuşlar. Proje için seçilen ünlü Derya Baykal. Derya Baykal son bir kaç yılda oyuncu kişiliğinin ötesinde ev hanımları için önemli bir medya karakteri oldu. Televizyon'da yaptıgı program ve oynadıgı reklam filmleri bu karakteri son donemde iyice saglamlaştırdı.Yani Jacobs'un karakter seçimini gayet başarılı buldum.
Gelelim Jacobs projesine...Siteye kayıt olup Derya Baykal'ın sordugu soruları cevaplayanlar arasından 6 kişi seçiliyor. Derya Baykal da bu 6 kişinin gününe ( ev hanımlarının pastaları börekleri götürüp sohbetin dibine vurdukları gün:)) davetli olarak katılıyor. Site aslında çok sevimli olmuş ama bence ev hanımlarını hedeflemek için fazla karışık olmuş. Kaldı ki gün yapan ev hanımları kaç saatlerini internette geçiriyor merak ettim. Tabii bu projeyi Derya Baykal'ın tv programında anons edip projeyi o kanaldan desteklemiş de olabilirler. Umarım Jacobs hedefledigi sonuca ulaşmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)