Pages

3 Haziran 2010 Perşembe

Günümüze Derya Baykal Gelse


Az once Dogrudan pazarlama iletişimcileri dernegi'nin son haber bulteni düştü posta kutuma. Son projelere hemen göz attım. Jacobs online bir proje yapmış. Jacobs şahane sohbet bahane isimli bir site kurmuşlar. Proje için seçilen ünlü Derya Baykal. Derya Baykal son bir kaç yılda oyuncu kişiliğinin ötesinde ev hanımları için önemli bir medya karakteri oldu. Televizyon'da yaptıgı program ve oynadıgı reklam filmleri bu karakteri son donemde iyice saglamlaştırdı.Yani Jacobs'un karakter seçimini gayet başarılı buldum.
Gelelim Jacobs projesine...Siteye kayıt olup Derya Baykal'ın sordugu soruları cevaplayanlar arasından 6 kişi seçiliyor. Derya Baykal da bu 6 kişinin gününe ( ev hanımlarının pastaları börekleri götürüp sohbetin dibine vurdukları gün:)) davetli olarak katılıyor. Site aslında çok sevimli olmuş ama bence ev hanımlarını hedeflemek için fazla karışık olmuş. Kaldı ki gün yapan ev hanımları kaç saatlerini internette geçiriyor merak ettim. Tabii bu projeyi Derya Baykal'ın tv programında anons edip projeyi o kanaldan desteklemiş de olabilirler. Umarım Jacobs hedefledigi sonuca ulaşmıştır.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Eline, beline, verine hakim ol :)

Görenler görmüş, duyanlar duymuştur ama ben yine de yayınlamak istedim. Microsoft SQL Server 2008 tanıtımı için www.kurumsalreiki.com sitesini yapmışlar. Sitede yayınlanan videolardan bir tanesini aşağıda bulabilirsiniz. Diğerleri için mutlaka siteyi ziyaret edin.
Hepinizin çakrası açık olsun:)

29 Mayıs 2010 Cumartesi

McQueen'den daha yaratıcı bir İngiliz



Rahmetli Alexander McQueen'den sonra en yaratıcı ingilizi sizlere takdim etmek isterim; Karl Maddocks. 25 yaşındaki bu üniversite öğrencisi yeni bir sosyal paylaşım sitesi kurmuş. Skinbook. Hikayenin başı Mark Zuckerberg'inkiyle aynı gibi görünse de Skinbook'un yaratıcısı Adem ile Havva'dan beri çıplaklığın var olduğunu savunan sıkı bir nüdist. O yüzden sitesine de sadece çıplak fotograflı başvuruları kabul ediyor. Lütfen fesatlık edip sitenin erotik içerikli oldugunu düşünmeyin:)Zaten bu şekilde düşünüp üye olmak isteyenler yüzünden günlük başvuruların sadece %10 ununu kabul ediyorlar. Malum, çıplaklık ve pornografi arasında hassas bir çizgi var.Sitenin kalitesini koruyabilmek için epey ugraştıkları kesin. Çıplaklığı sadece rahatlık ve eğlence olaral gören ve bunu doğal karşılayan insanları buluşturmayı hedefliyorlar. Şu anda yaklaşık 9000 üyesi bulunan sitenin 800 kadar üyesi de temmuz ayında buluşacakmış.

Dediğim kadar var değil mi? En az McQueen kadar yaratıcı,hem de kimseyi giydirmeden:)

Fast vs. Fast - Adidas



Adidas'ın yeni kampanyası çok etkileyici olmuş.

28 Mayıs 2010 Cuma

Organik Yiyecek Zincirleri


Bir varmış bir yokmuş...Eski zamanlarda fastfood yokmuş,sebzede meyvede hormon yokmuş, katkısız, doğal yiyecek ve içecekler çok bolmuş.
Şimdi masal gibi anlatmaya başladım ama pek haksız da sayılmam herhalde. Aslında çok eskiye bile gitmeye gerek yok. Bizim çocukluğumuzda sebzeler meyveler sadece mevsimlerinde tüketilirdi.Adım başı hamburger satılmazdı.Sonra gel zaman git zaman herseye hormonlu denilmeye başlandı.Yiyecek içerikleri daha detaylı okunur oldu.Nasıl bereketli birseyse bu hormon, 4 mevsim her sebzeyi bulur olduk. Ve yine nasıl bir ironiyse, kendi kendimize geldiğimiz bu noktadan kurtulmak için büyük bir keşif gibi organik üretimlere saldırmaya başladık.

Dünyada da organik fastfood zincirleri çıkmaya başlamış. Bunlardan bir tanesi California çıkışlı O!Burger . Butun malzemeleri organik olan bu restaurantın etleri de tamamen doğal olarak beslenmiş hayvanlardan sağlanıyor.

O!Burger dan biraz daha farklı olarak hizmet veren Organic to Go Home daha şık ve daha geniş bir konsepte sahip. ABD genelinde bir kaç lokasyonda şubesi olup aynı zamanda etkinlikler için de catering hizmeti veriyor.

Diyeceğim şudur ki, tüketici eğilimleri bazında niş gruplara hizmet verdikleri için takdir ettim ama OTG nin Washington DC.de şubesini kapattıgını ogrenince, bu tuketim egiliminin ne kadar fazla oldugunu dusunmeden edemedim.

Sevgiler,

4 Aralık 2008 Perşembe

Havadan Olsa Gerek

Neden uzun zamandir yazmadigimi sormustu bir arkadasim. Hem biraz ona cevaben hem de biraz kendim icin yazayim dedim bu yaziyi.Hani bazen "havadandir" dedigimiz ruh hallerimiz olur. Konusmak istemezsiniz. Aslinda icinizden kendi kendinize cok konusursunuz. Koltuktan kalkamazsiniz ama kafanizda bir suru is halledersiniz. Onu da yapayim bunu da yapayim deyip durursunuz. Sanirim ben de oyle bir haldeyim. Havadan olsa gerek! Gunesle baslayip da saatler gectikce grilesen havalardan...Ince giyip sonra usudugunuz, iciniz titreyerek eve yurudugunuz is cikislarindan...
Havadan degilse de hayattandir bu halim. Zaman zaman bir kac donemin yorgunlugu bir anda cikar insandan. Belki de bu yuzden boyle uzagim, susarak konusuyorum, kafamda hallediyorum butun islerimi. Kim bilir?

Batman vs. Batman

Gectigimiz gunlerde Batman Belediye Baskani'nin Batman filmi icin Warner Bros hakkinda yasal islem baslatigi haberini okumustum.Baskan,filmde izinsiz olarak Batman isminin kullanilmasindan yola cikmis. Ne derece mantikli oldugu fazlasiyla tartisilir olan bu konu yurtdisinda bir sitede de yer bulmus.

Takip ettigim Guerilla Marketing Defined sitesinde Batman Belediye Baskani'nin yasal basvurusu dikkat cekmek icin yapilan bir gerilla pazarlama ornegi olarak nitelendirilmis.

Acaba baskan bunu yaparken gerilla pazarlama yaptiginin farkinda miydi:)?