Ben de gittim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Ben de gittim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Karlı bir pazar gunu ve !f Istanbul 2008


Cuma gununden beri suren kar yagisinin pazar gunu artacagini soylemislerdi ama ne yalan soyliyeyim meteorolojiye pek guvenmedigim icin bu kadar cok yagacagini dusunmemistim. Zaten pazar ogleden sonra evden ciktigimda da siddetli bir kar yagisi yoktu. Daha gecen haftadan pazar gunu icin verilmis sinema sozumu tutmak uzere Taksim dolmusuna bindim. Gectigimiz hafta sevgililer gununde baslayan !f Istanbul AFM Uluslararasi Bagimsiz Filmler Festivali'nin bu sene 7. si duzenleniyor. Cok fazla sinemaya gitmesem de !f ilgimi ceken bir festivaldir. Ogrencilik yillarimda da festival filmlerine gitmeye calisirdim. Saolsun Volkan gecen hafta pazar gunu icin bilet aldigini soyledi. Yani o yuzdendir karli bir pazar gunu sicak evimden cikisim. !f ' in ve dostlugun hatirina:)

Bu arada belirtmeden edemeyecegim; belediye karla ilgili ne calismasi yapmis anlayamadim. En islek guzergahlardan birisi olan Sishane yokusunda butun araclar yolda kaliyordu. Kar yagisi, keskin ruzgar ve sifirin altinda soguk olmasina ragmen bembeyaz Istiklal Caddesi cok guzel gorunuyordu.

Fitas'a geldigimizde beni sasirtan bir kabalik vardi. Sasirdim cunku kar gercekten yogunlasmisti. Insanlarin boyle bir havada festival filmlerine boyle ilgi gostermesi cok mutlu edici bence. Gittigimiz film Six Feet Under'in senaristinin yazdigi " Lars and the Real Girl" idi. Annesinin dogum esnasinda olmesiyle hayata kotu bir baslangic yapan Lars'in yalnizligina ve cevresinin kiz arkadas edinmesi konusundaki israrlarina buldugu cozumun adi Bianca'dir. Bianca, Lars'in ve cevresinin hayatina ansizin girer ve kendisini kabul ettirir. Tek sorun Bianca'nin canli bir insan degil de insan boyutlarinda yapay bir kadin olmasidir:) ( fragmanlarda konusan adama benzedim :))

Basrol oyuncusu Ryan Gosling'in En iyi Erkek Oyuncu dalinda 2008 Altin Kure Odullerine aday oldugu bu enteresan filmi izlemenizi tavsiye ederim. Bundan sonra 19,24 Subat ve 1 Mart'ta olmak uzere 3 gosterimi daha olacak.
Beyaz Istanbul'un tadini cikartabilmeniz dilegiyle...




16 Şubat 2008 Cumartesi

Ben de gittim:)

Dun aksam City's e gittim. Hani su cok pahali ve luks olarak adini duyuran, Nisantasi'nda uzun zaman otopark olarak hizmet veren araziye bir anda yapilan alisveris merkezinden bahsediyorum. Otoparkken az kullanmamistim ve acikcasi cok da memnundum:) Kapisinda bekleyen 30 liralik valeleriyle pek bir heybetli duruyor simdi. Otoparkinin da saati 15 liraymis. Hergun Nisantasi'na gelmeme ragmen acildigindan beri gitmemistim. Kasitli olarak degil ama alisveris merkezlerine ozel bir ilgim olmadigindan olabilir. Dun aksam Serra'yla birseyler yedikten sonra City's e gitmeye karar verdik. Iceriye girince bir anda dans edesim geldi:) Alisveris merkezi icin yuksek sayilacak bir ses duzeyinde muzik yayini vardi. Kendimi bir anda havay girmis buldum. Adimlarim bile daha bir ritmik oldu nerdeyse:))Buraya kadar hersey guzel. Biraz daha ilerleyince alanin cok dar oldugunu anladim. Yani Akmerkez, Istinye Park, Carousel ya da diger alisveris merkezlerine gore kucuk bir alana kurulmus ama alan darligini katlarla kapatmaya calismislar. Yemek katina ulasana kadar kac kat ciktik hatirlamiyorum. Ithal markalarin haricinde gozume carpan Mavi Jeans magazasi oldu. Diger markalarin arasinda bir turk markasi olarak ilgimi cekti. En ust kata cikinca yanyana guzel restaurant ve cafeleri gorduk. Mekanlarin birbiriyle cok yakin olmasi nedeniyle samimi bir ortam olmus. Girisini ilk anda fark edemesek de Capa'nin son mekani olarak adini duydugumuz ve dekorasyonuyla on plana cikan "It's a joke" daydik sonunda. Iceriye girdigimiz anda inanilmaz bir gurultu ve kalabalikla karsilastik. Ilk anda garsonlarla musterileri karistirmak mumkun:) Gozlerimiz bos bir yer ararken genc bir garson yanimiza gelip hosgeldiniz dedi. 2 kisiyiz ve birseyler icecegiz dedik. Leea'nin sakin ve agir atmosferinde yedigimiz yemekten sonra burasi bizi bir anda derin bir uykudan uyandirdi. Once bara gectik. Montumun cebinden birseyler almak icin vestiyere gidip dondukten sonra Serra'yi iki kisilik bir masada otururken buldum. Icecek monusu oldukca zengin. Aslinda monuleri de hayli ilginc. Kareli defter formunda hazirlanmis olan monunun icecek secenegi oldukca fazla. Favori icecegim olan martiniye iki sayfa ayirmislar. Ayni sekilde mojitonun da bir suru secenegi vardi. Ama yiyecek-icecek konusunda konservatif oldugumu da dusunursek siparisimin klasik mojito olmasi cok sasirtici olmasa gerek:) Mojitolar 24-28 arasinda degisen fiyatlardaydi. Klasik mojito 24 liraydi ama gercekten iyi yapilmis bir mojitoydu. Ickilerimizi yudumlarken etrafi incelemeye aldik. Dekorasyonu oldukca karisik ve renkli. Duvarin bir kismi yukaridan asagiya ust uste dizilmis kitaplarla doluydu. Baska bir duvarda pleksi glass oldugunu dusundugum bir materyalle cikinti yapilmis ve icersi pembe gul yapraklariyla doldurulmus. Cok romantik bir goruntusu vardi. Mekanin icinde bir suru tavandan sarkitilmis siyah beyaz fotograflar ve yazi kartonetleri var. Yazilarin iceriginden bahsetmesem daha iyi olacak:)) Sadece adina uydugunu soyleyebilrim:) Saka gibi...
Garsonlarin kostumleri de epey konusulmustu. Bayan garsonlar eski ilkokul uniformasiyla servis yapiyorlar. Siyah onluk beyaz yaka:) Musteri profiline gelince iceride bir cok taninmis kisiyi gorebilirsiniz, ( Mahsun Kirmizigul, Nefise Karatay, Cuneyt Ozdemir ve adini bilmedigim dizi oyunculari gibi ) bunun haricinde 2 tane dogumgunu yemegi vardi ki dogumgunu pastalari gelirken epey alkis kiyamet koptu. Orta yas profilin cogunlukta oldugunu soyleyebilirim. Bu arada unutmadan tuvaletlerinden bahsedeyim. Magazinde tuvaletten altin sanilip calinan sabunluktan soz ediliyordu. Ben tuvalet dekorasyonunu pek begenmedim. Yaratici olmak icin cok cabalanmis gibi gorunuyordu ve bende zorlama oldugu hissi uyandirdi. Bu arada tuvaletin girisinde sayilabilecek dj mutsuz bir ifadeyle insanlari eglendirmeye calisiyordu:)
Gecenin hatirasi olarak ajandamd Serra imzali bir not kaldi;

Saka gibi!!!
Kisa zamanda cok sevdim seni:)

Not: Sair gibisin canim arkadasim:)

Sevgiler