16 Şubat 2008 Cumartesi

Ben de gittim:)

Dun aksam City's e gittim. Hani su cok pahali ve luks olarak adini duyuran, Nisantasi'nda uzun zaman otopark olarak hizmet veren araziye bir anda yapilan alisveris merkezinden bahsediyorum. Otoparkken az kullanmamistim ve acikcasi cok da memnundum:) Kapisinda bekleyen 30 liralik valeleriyle pek bir heybetli duruyor simdi. Otoparkinin da saati 15 liraymis. Hergun Nisantasi'na gelmeme ragmen acildigindan beri gitmemistim. Kasitli olarak degil ama alisveris merkezlerine ozel bir ilgim olmadigindan olabilir. Dun aksam Serra'yla birseyler yedikten sonra City's e gitmeye karar verdik. Iceriye girince bir anda dans edesim geldi:) Alisveris merkezi icin yuksek sayilacak bir ses duzeyinde muzik yayini vardi. Kendimi bir anda havay girmis buldum. Adimlarim bile daha bir ritmik oldu nerdeyse:))Buraya kadar hersey guzel. Biraz daha ilerleyince alanin cok dar oldugunu anladim. Yani Akmerkez, Istinye Park, Carousel ya da diger alisveris merkezlerine gore kucuk bir alana kurulmus ama alan darligini katlarla kapatmaya calismislar. Yemek katina ulasana kadar kac kat ciktik hatirlamiyorum. Ithal markalarin haricinde gozume carpan Mavi Jeans magazasi oldu. Diger markalarin arasinda bir turk markasi olarak ilgimi cekti. En ust kata cikinca yanyana guzel restaurant ve cafeleri gorduk. Mekanlarin birbiriyle cok yakin olmasi nedeniyle samimi bir ortam olmus. Girisini ilk anda fark edemesek de Capa'nin son mekani olarak adini duydugumuz ve dekorasyonuyla on plana cikan "It's a joke" daydik sonunda. Iceriye girdigimiz anda inanilmaz bir gurultu ve kalabalikla karsilastik. Ilk anda garsonlarla musterileri karistirmak mumkun:) Gozlerimiz bos bir yer ararken genc bir garson yanimiza gelip hosgeldiniz dedi. 2 kisiyiz ve birseyler icecegiz dedik. Leea'nin sakin ve agir atmosferinde yedigimiz yemekten sonra burasi bizi bir anda derin bir uykudan uyandirdi. Once bara gectik. Montumun cebinden birseyler almak icin vestiyere gidip dondukten sonra Serra'yi iki kisilik bir masada otururken buldum. Icecek monusu oldukca zengin. Aslinda monuleri de hayli ilginc. Kareli defter formunda hazirlanmis olan monunun icecek secenegi oldukca fazla. Favori icecegim olan martiniye iki sayfa ayirmislar. Ayni sekilde mojitonun da bir suru secenegi vardi. Ama yiyecek-icecek konusunda konservatif oldugumu da dusunursek siparisimin klasik mojito olmasi cok sasirtici olmasa gerek:) Mojitolar 24-28 arasinda degisen fiyatlardaydi. Klasik mojito 24 liraydi ama gercekten iyi yapilmis bir mojitoydu. Ickilerimizi yudumlarken etrafi incelemeye aldik. Dekorasyonu oldukca karisik ve renkli. Duvarin bir kismi yukaridan asagiya ust uste dizilmis kitaplarla doluydu. Baska bir duvarda pleksi glass oldugunu dusundugum bir materyalle cikinti yapilmis ve icersi pembe gul yapraklariyla doldurulmus. Cok romantik bir goruntusu vardi. Mekanin icinde bir suru tavandan sarkitilmis siyah beyaz fotograflar ve yazi kartonetleri var. Yazilarin iceriginden bahsetmesem daha iyi olacak:)) Sadece adina uydugunu soyleyebilrim:) Saka gibi...
Garsonlarin kostumleri de epey konusulmustu. Bayan garsonlar eski ilkokul uniformasiyla servis yapiyorlar. Siyah onluk beyaz yaka:) Musteri profiline gelince iceride bir cok taninmis kisiyi gorebilirsiniz, ( Mahsun Kirmizigul, Nefise Karatay, Cuneyt Ozdemir ve adini bilmedigim dizi oyunculari gibi ) bunun haricinde 2 tane dogumgunu yemegi vardi ki dogumgunu pastalari gelirken epey alkis kiyamet koptu. Orta yas profilin cogunlukta oldugunu soyleyebilirim. Bu arada unutmadan tuvaletlerinden bahsedeyim. Magazinde tuvaletten altin sanilip calinan sabunluktan soz ediliyordu. Ben tuvalet dekorasyonunu pek begenmedim. Yaratici olmak icin cok cabalanmis gibi gorunuyordu ve bende zorlama oldugu hissi uyandirdi. Bu arada tuvaletin girisinde sayilabilecek dj mutsuz bir ifadeyle insanlari eglendirmeye calisiyordu:)
Gecenin hatirasi olarak ajandamd Serra imzali bir not kaldi;

Saka gibi!!!
Kisa zamanda cok sevdim seni:)

Not: Sair gibisin canim arkadasim:)

Sevgiler

14 Şubat 2008 Perşembe

Alan razi satan razi:)


Bugun 14 subat sevgililer gunu. Oncelikle hepinizin sevgililer gununu kutlarim. Sabah ofise gelmeden once Pelit pastanesine ugrayip minik islak keklerden aldim. Daha once defalarca aldigim bu kekler her daim kalp seklince olup ilk isirikta mutluluk hormonu salgilatan bir lezzete sahiptir. Ofisteki arkadaslarimin da sevgililer gununu kutlamak icin sevimli ve lezzetli bir hediye olacagini dusunup bir kutu aldim. Hepimiz afiyetle yedik:) Simdi ozel gunlerin piyasayi hareketlendirmesine gelelim. Hem bu gunlerin tuketim toplumunun sonucu oldugunu dusunurum hem de bu sonucun esirin olmaktan kurtulamam. Sabah aldigim kekler bile aslinda bunun gostergesidir. Bugun oglen yemegine giderken sokaklarin daha hareketli oldugunu fark ettim. Zaten markalar da her zamanki gibi bu durumu kullanarak musteriye dokunma firsatini kacirmiyorlar. Sadece Rumeli caddesinden Kirinti'ya gidene kadar yolda 2 etkinlik gordum. Birisi Miller in muzisyenleriydi; ki ben cok akillica buldum. Kucuk butceli dikkat cekici bir is. Muzigin etkisini her daim basarili bulmusumdur. Insanlar sokakta yururken seslere cok duyarli oluyor. Kopek havlamasi, haddini asan korna sesleri, birbiriyle karsilasan iki eski arkadasin "aayyy canimm inanmiyorum.." gibi sevinc nidalari bile insanlarin kafalarini dondurup bakmasina neden olurken, neden guzel ve romantik melodiler dikkat cekmesin ki? Dun Valikonagi caddesinde gordugum Miller sokak muzisyenleri bugun Kirinti'nin onundedydiler. Valikonagi'nda ise Kotex'in kizlari cicek sepetlerinde mini deneme boylari dagitiyorlardi. Kotex'in sevgililer gunuyle bagdasan kirmizisi goz aliciydi. Ayrica urun dagitan kisinin urun hakkinda bilgi verme teknigi de guzeldi. Bazi numune dagitimlarinda hostes bilgi bile vermeyi unutur ya da o kadar bayik bir sesle anlatir ki " Hii hii.." diyip son cumleyi dinlemeden uzaklasirsiniz.


Markalar, tuketici ve perakendeciler bir 14 Subat'i daha tepe tepe kullanip fayadalanip faydalanildilar:) Memnuniyetsiz olan var mi peki? Hayir tabi ki:) Kabaca sunu diyebiliriz; Alan razi satan razi:)))


Happy Valentine's Day

13 Şubat 2008 Çarşamba

Isinma Turu

Uzun zaman oldu biliyorum ama sanki uzun zaman olmamis gibi davranmak istiyorum. Tabii sakincasi yoksa:) Bazi arkadasliklar vardir. Uzun zaman gorusmezsiniz ama ilk gordugunuz anda kaldiginiz yerden devam edebilecek bir bag vardir aranizda...Iste bu da onun gibi olsun istedim. Itiraf edeyim; aslinda biraz da yazamayisimi ortbas etmek cabasi icindeyim. Bakin gectigimiz zaman icinde neler geldi basima:) Hem de bir isinma turu olur bu yazi bize.

  • Isten ayrildim
  • Memlekete dondum:)
  • Orgu ormeye basladim ( ama bitiremedim :) )
  • Tatile gittim
  • Sacimi kizil kahveye boyattim
  • Sacimi koyu kahveye boyattim
  • Sacimi bakir tonlarinda boyattim:) ( Hepsi 10 gun icinde oldu )
  • Sac derim dokuldu
  • Bel fitigi oldum
  • 3 gun yattim
  • Ciciturk'un dizi kanallarini ezberledim
  • Ise girdim
  • Nisantasina kavustum
  • Tasinmaya karar verdim
  • Indirimden sonuna kadar faydalandim
  • Hayatin surprizlerle dolu oldugunu yeniden anladim ve bu, kocaman bir gulumseme yerlestirdi yuzume:)

Karli bir Istanbul gununde ben, Aylin Tunali, sizlere Nisantasi'ndan yazdim:-p

Sevgiler