Önceki yazıma yapılan bir yorum bu konuyla ilgili başka bir yazı yazmaya itti beni. Yapılan yoruma göre seçimlerimi sorgulamamın nedeni hayatımdan memnun olmayışımmış. Düşünüyorum ve aslında çok da mantıkdışı bir yorum değil. İnsan memnun olduğu bir durumu sorgular mı ki dedim kendi kendime. Evet sorgular!
Belki denilen gibi bulunduğu noktayla tatmin olmayan ya da yaşadıklarından mutlu olmayan bir insan da yaptığı seçimleri sorgular. Sorgular çünkü pişmanlıkları vardır. Mutlu değildir. Keşke'li cümleler kurar durur çünkü seçimleridir onu bu noktaya getiren. Ama ben hiç bu açıdan düşünüp de yazmamıştım yazımı ve şimdi acaba fark etmeden öyle mi düşündüm diye kendime soruyorum. Verdigim her karardan memnunum ve hiç pişmanlığım olmadı demek koca bir yalan olur. Evet tabi ki benim de pişman oldugum, keşke dedigim zamanlar olmuştur. Herkesin olmadı mı? Çok büyük bir aşk sandığınız ama şimdi çok uzaklarda kalan eski sevgililer, aslında yüzümüzü bile asmaya gerek olmayan ama onlarca göz yaşı döktüğümüz kırgınlıklar, alınganlıklar, güzelliğini bilemediğimiz ve bir an önce bitse dediğimiz okul dönemleri için şimdi kurduğumuz özlem dolu cümleler...
Bu yazıyı yazmama neden olan yorumun sahibine şunu söylemek istiyorum; Benim için herşey dört dörtlük değil ama hayat zaten böyle birşey. Mutlu olduğum kadar mutsuz da oluyorum. Ama ben şu anda düşündüğümde keşke dediğim konuların hiç birinde yanlış seçimler yapmamışım aslında. Sadece yaptığım seçimlerin bana kattığı tecrübelerle geriye dönüp bakınca daha da iyisinin yapılabileceğimi gördüm. Ama yaptığım seçimlerdir bana dönüp de onları sorgulama kabiliyeti veren.
İşin özü, ben pişmanlıklardan kurulu bir hayat yaşamıyorum ama herkes gibi daha iyisini hak ettiğimi düşünüp, onun için çabalıyorum.
11 Ocak 2008 Cuma
10 Ocak 2008 Perşembe
Labirentime geri dönüyorum
Hayat seçimlerden oluşan bir labirent gibi. Farklı çıkışları olan hatta çıkmazları olan bir labirent...Seçtiğin yola göre yeni seçeneklerle karşına çıkan, bazen çıkmazlara girip geri adım atmak zorunda olduğun, yukarıdan bakınca karmaşasını çözebildiğin ama içine girdiginde dar bir yoldan başka bir şey görmedigin seçenekli yollar güruhu da diyebiliriz.
- Şu anda labirentin neresindeyim?
- Hangi yollardan geçtim?
- Hangi seçenekleri eledim ve hangilerini seçtim?
- Seçmeseydim ne olurdu?
- Sona ne yaklaştım?
- Hangi çıkışı kullanacağım sonunda?
Herkesin kendi labirenti için sorabileceği sorular bunlar. Bu sorulardan en çok "Seçmeseydim ne olurdu?" sorusuna takılıyorum. Ya seçimlerim farklı olsaydı, hayatın neresinde olurdum şimdi? Kim bilir hangi ruh hallerinde hangi etkenler sayesinde yaptık bu seçimleri geçmişte?
Bir film düşünün seçimlerinize göre farklılaşacak olan hayatlarınızı anlatıyor. Oynayan sizsiniz ama yardımcı oyuncular, sahneler, replikler ve kostümler değişiyor. Filmin sonunda beğendiğinizi seçiyorsunuz ve oynamaya başlıyorsunuz.
Sevmedim ben bunu cıkkk. Çok sıkıcı. Hayatı karşıma çıkardıklarıyla seviyorum. Zorlanmayı, çıkmazlara girmeyi, seçmek zorunda kalmayı seviyorum. Ben labirentime geri dönüyorum:)
Etiketler:
Yaşam Destek Ünitesi
Kaydol:
Yazılar (Atom)
