10 Ocak 2008 Perşembe

Labirentime geri dönüyorum

Hayat seçimlerden oluşan bir labirent gibi. Farklı çıkışları olan hatta çıkmazları olan bir labirent...Seçtiğin yola göre yeni seçeneklerle karşına çıkan, bazen çıkmazlara girip geri adım atmak zorunda olduğun, yukarıdan bakınca karmaşasını çözebildiğin ama içine girdiginde dar bir yoldan başka bir şey görmedigin seçenekli yollar güruhu da diyebiliriz.

  • Şu anda labirentin neresindeyim?
  • Hangi yollardan geçtim?
  • Hangi seçenekleri eledim ve hangilerini seçtim?
  • Seçmeseydim ne olurdu?
  • Sona ne yaklaştım?
  • Hangi çıkışı kullanacağım sonunda?

Herkesin kendi labirenti için sorabileceği sorular bunlar. Bu sorulardan en çok "Seçmeseydim ne olurdu?" sorusuna takılıyorum. Ya seçimlerim farklı olsaydı, hayatın neresinde olurdum şimdi? Kim bilir hangi ruh hallerinde hangi etkenler sayesinde yaptık bu seçimleri geçmişte?

Bir film düşünün seçimlerinize göre farklılaşacak olan hayatlarınızı anlatıyor. Oynayan sizsiniz ama yardımcı oyuncular, sahneler, replikler ve kostümler değişiyor. Filmin sonunda beğendiğinizi seçiyorsunuz ve oynamaya başlıyorsunuz.

Sevmedim ben bunu cıkkk. Çok sıkıcı. Hayatı karşıma çıkardıklarıyla seviyorum. Zorlanmayı, çıkmazlara girmeyi, seçmek zorunda kalmayı seviyorum. Ben labirentime geri dönüyorum:)

3 yorum:

Şule dedi ki...

Ben de seni o labirentlerden çıkmak için sorduğun saçma sapan olan ve cevabını yalnızca senin verebileceğin sorularına rağmen seviyorum...

İsimsiz dedi ki...

Tamamıyla katılıyorum fakat o labirentin içinde başka labirentler yaratmamak gerekiyor yoksa hayat gerçekten sonuna kadar bir koşuşturmaca halinde yaşanan fakat hiç bir anlamı olmayan bir labirent durumuna dönüşebilir...

selim dedi ki...

Belkide bir soru daha sormalıyız, "Labirente donuyorum" derken.. Hangi labirente?
... çünkü kimsenin hayatı sadece bir labirentten ibaret değil. Bir trenin yolculuğundaki tuneller gibi birinden çıkıp diğerine giriyorsun. Bence hangi labirenti istediğini bilebilmek guzel olurdu...